Sanatta yeni bir konsept

İngiltere'deki en büyük kamusal sanat projelerinden birisi olarak lanse edilen "Folkestone Triennial: Tales of Time and Space" Türk sanatçiların da katılımıyla başladı. Proje çerçevesinde, başarıları uluslararası alanda da kanıtlanmiş 22 çağdaş sanatçı ve sanatçı grupları, İngiltere'nin güney kıyısında yer alan ve Ada'nın Manş Denizi yoluyla Kıta ile bağlantısını sağlayan önemli liman kentlerinden Folkestone'da değişik kamu alanlarında sanat eserleri yapmakla görevlendirildi. Görevlendirilen uluslararası sanatçılar arasında ünlü iki Türk sanatçısı da bulunuyor. Bunlardan birisi, babası Kıbrıs Türk'ü, annesi ise İngiliz olan ve İngiltere'nin üzerinde en çok konuşulan sanatçılarından Tracey Emin. Diğeri ise, Berlin ve İstanbul'da yaşayan Ayşe Erkmen.

Emin ve Erkmen, Mark Wallinger gibi İngiltere'nin ünlü Turner Prize ödülünü kazanmış birçok ünlü sanatçısıyla birlikte bu projede görevlendirilerek büyük bir başarıya imza attılar.  Türkiye'de sanatın geniş kitlelere yayılmasında örnek bir konsept oluşturabilecek kamusal sanat kavramı, halka açık yerlerde çeşitli ve birbirinden ilginç sanat eserleri yaratarak hem sanata olan ilgiyi artırıyor, hem de gerek yan sektörlere desteği, gerekse dışarıdan ziyaretçi çekerek turizme katkısıyla yer aldığı kent ve yörelerin yeniden dönüşümüne önemli katkılar sağlıyor. 

Projenin adından da anlaşılacağı gibi üç yıl boyunca sürdürülecek olması ve her yıl yeni sanatçı ve sanat eserlerine yer verilecek olması sebebiyle, bölge tam anlamıyla bir sanat alanı statüsüne kavuşuyor. Ayrıca sanat eserlerinin bölge ya da kentin tarih ve kültürüyle bağlantılı olması gereği sebebiyle de tanıtımına büyük katkı sağlanıyor. Kamusal sanat kavram ve yaklaşımıyla da, sanatın kamu alanında değişen nosyonları incelenmiş ve yansıtılmış oluyor.

Türkiye'de başarıyla uygulanabilecek olan bu yöntemle, hem turistik tanıtıma, hem de sanatın yayılmasına büyük bir imkan sağlanılabilir. Ayrıca yeni yetişen sanatçı ve kuşaklara ilham sağlayarak kültürel devamlılık ve miras oluşturulabilir.

Tracey Emin'in proje için seçtiği eser 'bulunmuş bebek eşyaları' konseptine dayalı. Emin, bu amaçla yedi küçük eser yaratarak projesinin adını 'Bebek şeyleri' koymuş. Bronzdan yapılmış bu eserler arasında bir demirliğe asılmış çocuk hırkası, ya da bir parkta bir sandalyenin altına konmuş oyuncak ayı gibi eserler bulunuyor. Bu eserlerin hepsi bronzdan yapılmalarına rağmen orijinallerine renkleri de dahil sadık kalınmış. Emin, kendisiyle yaptığımız röportajda Folkestone projesiyle, bölgede çok yaygın olan 'teenage' hamilelikleri ve doğan bebeklere dikkat çekmek istediğini vurguladı.

Ayşe Erkmen'in projesi ise, Folkestone kıyılarına tepeden bakan ve Bodrum'daki yel değirmenlerini andıran bir kulenin üzerine geçirilmiş plastik çiçeklerden oluşan bir ağ ya da örtü. Eserin adı ise, "Entangled-birbirine geçmiş/karışmış". 15 bin plastik parçacıktan oluşan bir perde ya da battaniye. Kulenin ise Napolyon savaşlarına kadar giden bir tarihi var ve stratejik bir tepenin üzerinde kurulu.

Folkestone Triennal'inin bu ilk safhası 14 Haziran- 14 Eylül tarihleri arasında gerçekleşiyor.